26 Aralık 2011 Pazartesi

sapan saçma

Ne saçma sapan şeyler yazmışım ya!

Geçmişte kalan sorumluluklara karşı gerginlikler şimdi çok saçma geliyor, özet budur.

18 Ocak 2009 Pazar

öyle değil mi?

Denemeden bilemezsin.

Neyi denemeden bilceksin. Herşeyi denemek zorunda mısın. Herkes herşeyi deniyor mu?
Hayat sen tutup çekiştirsen de durdurmaya çalışsan da akıp gidiyor? Kimi neyi durdurmaya çalışıyorsun? Konuşurken nefesini tutmak ne demek?

Çok zayıfsın olm çok
Çok bencilsin olm çok
Çok abartıyorsun olm çok
Çok seviyorsun melankolik takılmayı olm çok

22 Kasım 2008 Cumartesi

Değil,

kimse senin gibi değil.

15 Temmuz 2008 Salı

unutur mu?

Yıllar geçse de üstünden.

Kader gibi istemeden.

Bir hasretlik yüzün vardı.
İçimde bir hüzün vardı.
Söyleyecek sözüm vardı.

Anlamı yok tüm sözlerin.
Sensiz geçen gecelerin.
Yaşanacak senelerin.

Bambaşka bir halin vardı.
Fark etmeden beni sardı.
Benliğimi benden aldı.

Bana aşkı veren sendin.
Sonra alıp giden sendin.

Oysa düşlerim başkaydı.
Birden bire yarım kaldı.
Yaşanacak çok şey vardı.

Bambaşka bir halin vardı.
Fark etmeden beni sardı.
Benliğimi benden aldı.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

mutsuzluk++;

O kadar insanla yüz yüze geliyorum, o kadar insanla konuşuyorum, o kadar insanla gülüyorum eğleniyorum ama kimse farketmiyor. Resmen sessiz haykırıyorum ama kimse anlamıyor. Bu kadar mı yalancıyım bu kadar mı gizliyorum kendimi. Bu kadar mı acizim de yenemiyorum kendimi. Ama en azından kendime dürüstüm, her bir önceki günüme "dün daha mutluymuşum " diyebiliyorum. Biliyorum bu beynin yanlış hareket ettiğini.
Bugün sana küfrettim tanrım daha doğrusu senin gıyabında insanlara seslenen adama ama kurtar beni bu azaptan. Gerçi bu olmasaydı bu beyin başka birşeye kitlenirdi orası ayrı.

1 Mart 2008 Cumartesi

hiç dinazordun mu aşkımıza ağlarken

  • kız bu ne ince kasık, kız hepsi senin mi
  • kale kilit vursunlar dilime
  • gel sen benim ol git de bi sümkür vur gelişine kurban
  • sen üzülme gülüm incir ye
  • ayak şamdan ışıktır
  • gitme dünyam dönsün dönsün meriç kimse ölsün ölsün istemem
  • gribim hadi gül biraz
  • grip geldim dünyaya
  • incik memeli sevenleri değerlerini bilmeli
  • oo oo o da tısalanıyor

to be continued...

22 Ocak 2008 Salı

uygurlarda ilk blog

Hello world!
Niye her programlama dilinde ilk olarak bu yazı ekrana yazdırılır, salak mıyız, amaç ne, neyi uyandırmaya çalışıyoruz, aleti dünyaya mı?
İğrenç yapışık bi maddenin içindeyken birden uyandım, ellerimle tırnaklarımla yırttım balonu, nefes nefese, çıkardım kafamı baktım dışarıya. Milyonlarca balon, milyonlarca yumurta içlerinde benim gibi insanlar dizleri karnına çekmiş duruyor uyanmayı bekliyor. Sonsuz insan tarlası. Sonra bir makine geldi. Sanki ekranı bana bakıyor ama ekranda kendimi görüyorum. Birden arka taraftan bir kol çıkıyor gırtlaklıyor beni, çekip çıkartıyor iğrenç sülük gibi şey dolu yumurtadan, çırılçıplağım. Hop ondan sonra aquaparktaki gibi kaydıraklardan birine atıyor. Bu havuz değil, bu resmen okyanus. Çıkmaya çalışıyorum çırpınıyorum hani süper yüzücüyüm ya üç kulaç bi nefes falan. Bu kez başka bi kol tek hamlede çekip çıkartıyor beni, bu kez nereye. Bi açıyorum gözlerimi vücudumun her yerine iğne batırmışlar. Kaslarımı daha önceden hiç kullanmamışım, kas hücrelerini uyarmak içinmiş iğneler. Tekrar açıyorum gözlerimi bi hücredeyim. Çelik kapı açılıyor bi kız yemek getirmiş, gizemli birşeyler diyor anlamıyorum, ama yemen lazım. Bir iki kaşık deniyorum, bu ne burjuva otellerdeki iğrenç mezelerden sanki. Kafamı çeviriyorum kız giderken, o anda ensemde birşey hissediyorum metal bişey sonra kapıda bayanın konuşmalarını duyuyorum o seçilmiş kişi falan birşeyler saçmalıyor. Sanırım evet bu dünyada başka bir misyonum var benim, eziyet çekmek için geldim galiba.
İğrenç yapışık bi maddenin içindeyken birden uyandım, bir kol çekip çıkardı beni. Sonra bu kez benim elimde bir kol, diğer elimde yıldız torna vida teyp kafa ayarı yapıyorum.
Loading...